Business World Global

Düşüncelerinizi yansıtabilmeniz için kendinizi kabullendirmeniz gerekli

Düşüncelerinizi yansıtabilmeniz için kendinizi kabullendirmeniz gerekli
09 Ocak 2021 - 14:32

İnsanların zamanı çok değerli ve bu değerli zamanı en iyi ve en kaliteli bir şekilde değerlendirmek ister. Bu kalitenin olmazsa olmazı da bulunduğunuz yerin, görünümü, konforu, rahatlığı, yerine göre modern, yerine göre ise klasik esinti olması bizlere ayrı bir huzur verir. İşte bizler için bu denli önemli olan yaşam alanı, işyerlerimiz, gezdiğimiz yerler bir profesyonel tarafından yapılmış olmalı. Kısaca, “işini en iyi yapan her zaman işine en çok saygı duyandır” sözünden yola çıkarak, günümüzün en iyi mimarlarından birisi ile sohbet ediyoruz. Mimar Şahin Sarı, kendisi başarılı bir mimar olmanın yanı sıra çokta genç bir yetenek. Mimar Şahin Sarı ile, eğitim hayatı, mesleğe nasıl başladığı ve gelecek planlarını konuştuk.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1984 yılında Batman’da doğdum. İlkokulu Bursa’da orta öğretimimi İstanbul’da tamamladım. Lise 1.sınıfta okulu bırakıp 1999 yılında bir bilgisayar firmasında üretim elemanı olarak iş hayatına giriş yaptım. Bir müddet bilişim sektöründe çalıştıktan sonra 2004 yılında bir inşaat firmasında satış elemanı olarak görev aldım. Orada çalışan mimarların yaptıkları tasarımlarından etkilenerek 2 ve 3 boyutlu programları öğrenmeye başladım.4. ayın sonunda kendimce tasarımlar yapmaya başladım. Bir müşterimin yaptığım dış cephe tasarımını beğenip, hangi üniversiteyi bitirdiğimi sorması, hayatımın dönüm noktası oldu. Öncelikli olarak  dışarıdan liseyi bitirdim ve sonrasında  üniversite sınavlarına hazırlandım.2008 yılında Haliç Üniversitesi Mimarlık fakültesini kazandım.2012 yılında yüksek ortalamayla da mezun oldum. 4 yıllık üniversite hayatımda hem okuyup hem çalıştım. Cezayir’de mesleğinde başarılı mimarlarla ortak projelerde yer aldım. 2016 yılında Sahin Sari Architecture (Sahin Sarı Mimarlık) markasını kurdum. Yurt içi ve yurt dışında bir çok projeye imza attım.  2019  yılı  konsept otel mimarı ve yılın erkek girişimcisi ödüllerini aldım. Kendi markamın dışında  aynı zamanda tasarlamış olduğum  Ottoman’s Life Hotel ‘in  de yöneticiliğini  yapmaktayım..

Mimarlık istediğiniz, hayalinizdeki meslek miydi?;
Çocukluğumdan beri sanatsal yönü kuvvetli olan birisiydim. Fakat bunu hangi meslek dalıyla ifade edebileceğimi bilmiyordum. Mimarlık kendimi ifade edebileceğim bu yönde bana en yakın olan meslekti. Mimarlık mesleğini tanımadan önce hayalimde müzikle uğraşmak ,konservatuar okumak vardı  fakat sonrasında mimarlık hayalimi gerçekleştirdim müzik ise hobim olarak kaldı.

Bugüne kadar hangi projelere imza attınız?
Bugüne kadar Cezayir’de 20’ye yakın projeye imza attım. Bunlar konut ve iş yeri projeleriydi. Irak’ta restoran, rezidans ve villa projeleri , İstanbul’da küçük ölçekli 20’ye yakın konut projesi ve 2 adet büyük ölçekli villa projesi ve son olarak Yurtiçinde  Ottoman’s Life Hotel projesini gerçekleştirdim. Şu an yurtdışında tasarımlarını tamamladığım Zafaran Tower , Aida Park Tower , Sunset Terrace Side California LA. projelerinin hayata geçirilmesi hazırlığındayım.

Yeni bir projeyi hayata geçirirken nasıl bir strateji izliyorsunuz? Hangi özellikleri ve alanları öne çıkarmaya önem veriyorsunuz?

Yeni bir projeye başlamadan önce fizibilite çalışması yapıyoruz. Lokasyonun o projeye ne kadar ihtiyaç duyduğunu , tarihi bir kimliğe sahip ise yapının o bütünlüğe nasıl uyum sağlaması gerektiğini , yeni bir yerleşim alanı ise o bölgenin simgesi haline nasıl getirebileceğimizi ve en önemlisi çevreye ne kadar duyarlı olabileceği yönünde araştırmalarımızı yaptıktan sonra avan projelerini hazırlayıp yatırımcıya sunuyoruz. Sonrasında maliyet hesapları ve bunların geri dönüşümünün ne şekilde olacağı yönünde bilgilendirmemizi yaptıktan sonra projenin detaylarını oluşturmaya başlıyoruz. Önceliklerimiz yapının fonksiyonlarının doğru bir şekilde çözümlenmesi , konforun ön plana çıkarılması sonrasında yapı için oluşturduğumuz hikayenin izlerini her alana taşımak ve tasarlamak.

Mimar kimliğinizle Turizm sektörüne yönelik çalışmalarınıza ne zaman başladınız?

Turizm sektörüne yönelik çalışmalarıma 2015 yılında projelendirmesini yaptığımız Ottoman’s Life Hotel Deluxe projesi ile dolaylı yoldan başlamış oldum. O dönemlerde amacım sadece projenin sorunsuz bir şekilde teslimine yönelikti fakat ilerleyen süreç içerisinde yönetimin içinde yer almaya başladım. Mesleğim adına öğrendiklerimin yanı sıra uygulamış olduğumuz projenin ne kadar sağlıklı olduğunu da operasyonun içerisinde yer alarak gözlemleme fırsatına sahip oldum. Projemizi bitirip işletmeye geçtikten sonraki süreç içerisinde yapının mekânsal ve fonksiyonel değerlendirmesini yapmaları için departman müdürleri dahil tüm çalışanlarımıza sorular hazırlayıp fikirlerini almaya başladık. Bu bilgiler farklı bir konaklama projesinde fonksiyon çözümlemeden , malzeme seçimlerine kadar hassasiyet göstereceğimiz kriterlerin kılavuzu aynı zamanda projesini bitirdiğimiz yapının restorasyon sürecinde belirleyicisi olacaktır. Turizm sektörü sürekli gelişen ve ülke ekonomisine büyük oranda katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda farklı milletlerin ülkeyi ziyaret etmesi , ülkenin tanınması yönünden de önem arz etmektedir. Bir turistin ülkeye giriş yaptıktan sonraki ilk durağı konaklama tesisleridir. Vereceğiniz hizmetin kalitesi onların bir sonraki seyahat planında yönlendirici nitelik taşıyacaktır.

Türkiye’de mimarlar düşüncelerini ve çizgilerini projelerine özgürce yansıtabiliyor mu? Yatırımcının veya marka sahibinin müdahalesi oluyor mu?

Düşüncelerinizi özgürce yansıtabilmeniz için kendinizi kabullendirmeniz gerekmektedir. Bu kabullendirme aşaması sizin iş tecrübeleriniz, mesleki deneyimleriniz ile eş zamanlı olarak ilerlemektedir. Bunların yanı sıra sizin fikirlerinize değer veren yatırımcı ile buluşmanız gerekiyor. Yatırımcının ekonomik kaygılarla yapılan tasarımda bütçe belirlemesini anlaşılabilir bir durumdur fakat bunun dışında projeye doğrudan müdahalesi hem mimar hem de yatırımcı açısından zararlı bir durumdur. Yatırımcının mimara güvenmesinin yanı sıra mimarın da yatırımcıya güven vermesi gerekmektedir. Bu güven alışverişi tecrübe , iş ahlakı ve davranışlarınızla oluşmaktadır. Her iki tarafında bu sınırları benimseyerek birbirleriyle uyum içerisinde çalışması gerekir. Mimarların en büyük ödülü yaptığı eserin övgü almasıdır. Bu ödül çoğu zaman elde edilen kazancın önünde yer almaktadır. Onların düşüncelerini kısıtlamanız tasarımlarını özgürce ifade etmesine engel olacaktır.

Kendi başarınızın sırrı nedir?
Hiç pes etmeden , umutsuzluğa kapılmadan sabırla mücadele etmek. Hayatımdaki olmazları 17 yaşında rafa kaldırdım ve hedeflerime ulaşırken önüme çıkan engellerin beni geliştireceğine inandım. Tabi bu inanç tek başına başarı elde etmek için yeterli bir sebep değildi , sizi o mücadelenizde destekleyecek ve yanınızda duracak, karşınıza çıkan olumsuzluklarda moral kaynağınız olacak insanlara ihtiyaç duyuyorsunuz. Ailem başarımdaki en büyük katkıyı sağlayan etkendi. Bunun yanı sıra mesleğimi severek yapıyorum. Başarının sürekliliği olması gerekiyor bu yüzden kendimi geliştirmek ve mesleğimde daha iyi olabilmek adına araştırmalar yapıyorum. Yaşamında belli bir başarıyı yakalayan ya da bu yolda ilerleyenlerin birbirine benzeyen bir çok ortak özelliği bulunmakta. Acaba başarı ,sadece edinilmiş olan mesleki becerinin bir yansıması mı ? Yoksa hedefinize ulaşırken karşınıza çıkan engellere karşı gösterdiğiniz refleksin ve mücadelenin averajı mı? Çoğu zaman bu ikisinin karışımı.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları businessworldglobal.com'a aittir, haberleri kopyalamayınız.

[reklam]