Business World Global

de la Pau Coffee, toptan kahve pazarında emin adımlarla ilerliyor

de la Pau Coffee, toptan kahve pazarında emin adımlarla ilerliyor
09 Ekim 2023 - 17:26

Kendi kahvesini üreten ve şubeleşme konusunda da geleceğe yönelik yatırım odağında bir marka olarak faaliyet gösteren de la Pau Coffee, sektöre nitelikli kahve tanımıyla giriş yaparken, markanın kurucu ortağı Serap Akçay, odaklarına aldıkları vizyon ve misyonları hakkında görüşlerini aktardı.

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Serap Akçay kimdir?

Merhaba , ben Mora Gıda A.Ş Kurucu Ortağı ve Genel müdürü ,de la Pau Coffee Co. markasının yaratıcısıyım. 19 yıldır iş hayatında aktif olarak çalışıyorum. Çeşitli sektörlerde Satış, Pazarlama, Marka ve İş Geliştirme konularında çalışma ve yöneticilik deneyimleri edindikten sonra 2018 yılında şu anda ortağı olduğum şirketimizi kurduk.

Bu yolculuk esnasında kariyer odaklı biri olarak 2 lisans 2 yüksek lisans diploması edindim. Kimya mezunuyum, İşletme, Yönetim ve Finans konularında yüksek lisansım var.  Son olarak da lisans eğitimi ile Psikoloji bölümünden mezun olup psikolog unvanını aldım.

Donanımımı şu anda yaptığım işlerde birebir kullanıyorum. Bilgi, deneyimle harmanlandığında kariyer yolculuğunda ciddi bir navigasyon sağlıyor. Bilginin de güncellenmek gibi bir sorumluluğu olduğunu düşünüyorum dolayısı ile bilim, bilgi ve gelişim odaklı bir yöneticiyim. Bunu da temsil ettiğim markalara yansıtmayı görev edinmiş haldeyim.

de la Pau markasını kurmadan önce iş hayatınız nasıl ilerliyordu, sizi yeni bir yola girmeye teşvik eden ne oldu?

Mora Gıda Gayrimenkul Geliştirme A.Ş Olarak biz, 2018 yılından beri bankalara ATM platformları oluşturan ve bu platformların kiralama hizmetini sağlayan bir şirketiz. Türkiye’de Ulusal ve Yerel Zincir Marketler, Ulusal Yapı Marketler, Belediye Alanları, AVM ve Özel Mülkiyetlerde, cephe ya da açık alanlarda, bankaların ATM kurulum ihtiyaçlarına cevap veriyor ve kurumsal bir kimlik çerçevesinde belirli sorumluluklar üstlenerek, çözüm ortağı olarak hizmet veriyoruz. Alt kiralama marifeti ile ATM kabinleri yapıyor ve bankaların hizmetine sunuyoruz. Bu faaliyetimiz Mora Gıda Gayrimenkul Geliştirme A.Ş altında hala devam etmektedir.

Türkiye’de 2370 ATM nin kurulması ve kiralama yönetimini sağlamış bir ekip olarak ATM tarafındaki donanım ve gücümüzü, başka sektörlerde de değer yaratarak ilerletme kararı aldık.

Bu noktada bireysel olarak kahveye ve kahve pazarına olan ilgim, bizi şu andaki noktamıza getirdi diyebilirim. Dünya’da sürekli artan kahve pazarının trendi ile tüketici alışkanlıklarının kahve yönünde değişmesi, hem de mevcut kahve sektörüne nitelikli bir marka yaratarak değer katma potansiyelimiz bizi teşvik etti. Kahve, insana hem biyolojik olarak etki eden, aynı zamanda, ruhsal karşılıklarının da olduğunu bildiğim bir içecek.

Kahve’nin bir içecekten fazlası olduğu iddiası ile edindiğimiz bilgi ve deneyimimizi sektöre aktarmak istiyoruz. Ekibimiz alanında en az 15 yıllık deneyimi olan kahve kavurucuları ve kahve uzmanlarından oluşuyor. Her fonksiyonu temsil eden kişileri Marka yaratmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak, kavramsal olarak kolay görünse de, bir marka inşası, temelinde bilgi ve deneyim isteyen, niteliğin ayrışması noktasında rekabetçi olunması gereken, markanın son kullanıcıya ulaşana kadar geçirdiği yolculukla her aşamanın titizlikle sahiplenilmesi şart olan, sabır emek ve zaman çarpanları ile müsemma bir durumdur. Bizim de en iyi olduğumuz, dustur edindiğimiz değerler bilgi, emek, nitelik ve donanımdır.

de la Pau isminin mutlaka bir hikayesi olmalı, kısaca bahseder misiniz?

Marka stratejisi oluşturma sürecinde birçok isim arayışımız oldu. Birçok alternatif içinden, bize en öyküsel gelen ismi tercih ettik. ‘’de la Pau’’ , Katalanca ‘’Huzur’’, ‘’Barış’’ demek. Hem tını olarak yazıldığı gibi okunması, hem anlam olarak ruhumuzda bir karşılık bulması, hem de markamız açısından öykümüze uygun olması ile bu isimde karar kıldık.

Biz huzur ve barış temalı bir kahve markası oluşturmak istedik. İnsanlar deneyimlediklerinde gerçekten nitelikli bir kahve içtiklerine emin olarak huzur hissetsinler, hem de kahve içme nedenleri ile barışık olsunlar istedik.

de la Pau logosunda hayat ağacı ve çevresinde semboller var. Bu sembollerin bir anlamı var mı?

Marka yolculuğunda araştırma yaparken, dünyada en çok kahve tüketilen ülkelerin başında İskandinav ülkelerinin geldiğini öğrendim. Tasarımcımız da İskandinav harflerinden birini logomuzda kullandı. İskandinav kültürü ile kahvelerimiz arasında bir bağ kurmak istedik. Ve araştırırken İskandinav Futhark Alfabesi ile karşılaştık. Gördüğünüz semboller bu alfabe sistemini temsil ediyor.

26 harften oluşan Futhark sembolleri (Runeler) orta çağda bir alfabe sistemi olarak kullanılmış. Aynı zamanda her sembolün bir güç karşılığı da mevcut. Aile, aşk, sanat, gelecek, ilham, zenginlik, odaklanma, sadakat, yenilikler, sorunlarla mücadele… gibi karşılıkları var. Zamanında insanlar bu sembolleri bedenlerine kazıyarak, üzerinde taşıyarak, kitabelere işleyerek o güçleri içselleştirirlermiş.

Biz de her kahve çeşidimizi bir güç sembolü ile eşleştirdik. Bunu yaparken de o kahvelerin yetiştiği ülkenin öyküsünü ve iklimini referans aldık. Örneğin; benim en sevdiğim dünya kahvelerinden olan Costa Rica Tarrazu, Fehu sembolü ile eşleştirilmiştir. Costa Rica kelime anlamı olarak zenginlik demektir. Dünyada mineral açısından en zengin sahiller Costa Rica’da bulunmaktadır. Fehu sembolü;  Bilgiyi, hedefe ulaşmayı, ilhamı ve zenginliği temsil eder.   Dolayısı ile Costa Rica içtiğinizde hem mistik olarak sembolün ifade ettiği güçleri bedeninize almış olursunuz hem de o kahvenin yetiştiği ülkenin temsil ettiği hikayesine bir yolculuk yapmış olursunuz.

Bu şekilde 20 kahve çeşidimizin her birini duygusal ilham ihtiyacınıza göre de seçebilirsiniz. Düşünün; dünyanın bir yerlerinde bir toprakta yetişen, o iklimi taşıyan bir meyve, size içecek olarak sunuluyor Bir öyküsü olmalı değil mi? Kahve bir içecekten fazlasıdır..

Sizi kahve sektöründe farklı kılan nedir, insanlar neden sizin kahvelerinizi satın almalı?

Nitelik… Bizim kahvelerimizi içenler emin olmalıdır ki çekirdeğin en iyisini, en iyi uzmanların elinden çıkmış, en iyi teknik donanımlarla ürünleştirilmiş halde alıyorlar. Arkada bu işe yıllarını ve gönlünü vermiş nitelikli insanlar, her gün müşterilerimiz mutlu olsun diye çalışıyorlar. Bir hevesle sektöre giriş yapmış bir marka değiliz, kahvenin doğru koşullarda doğru şekilde üretilmesi için uzun zaman araştırmalar yapıp yatırımlar yaptık. Kalıcı olmak istiyoruz. Değişen tüketim alışkanlıkları ile birlikte gelişen kahve pazarında değerli bir marka olma yolunda ilerliyoruz.

Sektörde hem fiziki olarak hem de kendi kahvesini üreterek ayakta kalmak biraz zorlaşıyor. Bu bağlamda sizin geleceğe yönelik öncelikli hedefleriniz nedir?

Bizim için bu bir sorun değil, aksine bir fırsattır. Çünkü kahve sektöründe de her sektörde olduğu gibi ayıklanması gereken bir kitle var. Kendi kahvesini üreten bir kahve markası olmak demek; bilgi, donanım ve güç istiyor. Bunlardan bir tanesinin eksik olması bu işi yapmanıza engel değil elbette ama tüketici tarafında yanlış bilgi, yanlış ürün, yanlış hizmete neden oluyor.

Öncelikli hedefimiz müşterilerimize kahve konusunda doğru ve dürüst bilgi aktarmaktır. Kahve bir yolculuk ile son kullanıcıya ulaşıyor o yolculuk sürecinde çekirdeğin hangi aşamalardan geçtiğinin belgelendirilebilmesi, şeffaf bilgi aktarımı çok önemli. Yoksa insanlar X bir ülkenin kahvesini içiyorum zannederek Y bir ülkenin bayat çekirdeklerini içiyor, ya da doğru koşullarda saklanmamış, doğru kavrulmamış kahveler alıyorlar, kandırılıyorlar..

Avrupa yakasında da bir şube açmayı düşünüyor musunuz?

Bizim yakın vadede yeni bir mekan açmak ve üretim tesisimizi genişletmek gibi bir planımız var. Ancak kafe markası olarak da konseptimiz özgün ve nitelikli olduğu için franchise talepleri de alıyoruz. Anadolu mu olur Avrupa mı olur henüz karar vermedik ancak gelecekte şubeleşmek üzerine de çalışmalarımız olacak.

Bulunduğunuz sektörde her geçen gün rakipleriniz çoğalıyor, sizin farklılaşmak adına yaptığınız en büyük hamle nedir?

Kahve pazarının büyüme trendi birçok tüccarın ilgisini çekiyor, doğrudur. Rekabet, koşullar adil olduğunda çok lezzetli bir argümandır. Rekabetin olmadığı bir atmosferde de gelişmekten bahsetmek zordur. Referans aldığımız rakipler ise bu üçüne birden sahip olan markalar sadece.. Dolayısı ile biz rekabetten keyif alan bir noktadayız çünkü daha önce de belirttiğim gibi bilgi, donanım ve güç, sahip olduğumuz çok kıymetli değerler.

Farklılaşmak için hedef kitlemize uygun bir kurumsal kimlik çerçevesinde hizmet götürüyoruz. Toptan kahve pazarında müşterilerimizin ihtiyaçlarını dinleyen, düzenli ziyaret götüren, bilgi ve donanım anlamında müşterisini besleyen bir yapımız var. Bir kafe açmak isteyen bir müşterimiz ile masaya oturduğumuzda sadece kahve konuşmuyoruz, işletmesi açısından faydası olabilecek anahtar çözümleri de kendilerine sunuyor, yönlendiriyoruz. Kahve satmanın ötesinde bir partnerlik hissediyor, müşterilerimizin meselelerini, kendimize mesele ediniyoruz. Kulağınıza biraz romantik gelebilir ama işletmecilerin düşünmesi gereken o kadar detay içinde küçük dokunuşlar çok kıymetli oluyor. Bakın kahve yine bir içecekten fazlasıdır…

 Son olarak kadın girişimcilere önerileriniz nelerdir?

Kadın girişimci olmak ile Türkiye’de kadın girişimci olmak arasında farklar var. Ben bir girişimde bulunmak isteyen tüm kadınlarımıza öncelikle cesaret diliyorum. Ataerkil bir toplumda ve kırılgan erkekliklerin baskın olduğu birçok sektörde kadın olmak zor. Ama yine de pozitif ayrımcılığa karşıyım, doğru algılanmadığı bir güç gösterisi olarak kullanıldığı için. Bu kapsamda Cam Tavan teorisini duymayan yoktur. Duymayan varsa da okumalarını araştırmalarını öneririm.

İkincisi kadın girişimcilerin zaaflarından uzaklaşmasını ve duygularını yönetebilmelerini diliyorum. Erkek hakim sektörlerde kadın olarak var oluş gösterebilmek, ciddi donanım gerektiriyor. Paradan bahsetmiyorum. Bilgi güçtür, ama işlenmiş, içselleştirilmiş bilgi navigasyondur. Sizi direk adrese götürür. Dolayısı ile öne çıkaracağınız değeriniz ne iş yapıyorsanız o iş hakkındaki uzmanlığınız olmalıdır. Diğerleri o değeri tamamlayan enstrümanlardır sadece. Sizin titriniz, paranız, güzelliğiniz sizin niteliğinizi donatır ama temel değer bilgi, adanmışlık ve uzmanlıktır. Bu donanım karşısında durabilecek bir erk olamaz kanısındayım.

Son olarak kahve sektöründe de kadın girişimci popülasyonu düşük, tıpkı kadın çalışan sayısının düşük olduğu gibi. Kadınların bu sektöre farkındalık ve farklılık kazandırabilceği inancındayım, bunun için bizim gibi kahve üreticisi markaların çeşitli etkinlik ve akademik eğitimler ile teşvik edici olması gerekiyor. Bir sektörün girişimcileri o sektörün çalışanlarının yoğunluğundan geçiyor. İstihdam eşitliği ve teşvik sağlamalıyız..

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları businessworldglobal.com'a aittir, haberleri kopyalamayınız.