Business World Global

Yapay zekâ duyguları analiz ediyor.

Yapay zekâ duyguları analiz ediyor.
16 Ağustos 2019 - 9:13

İstanbul Bilgi Üniversitesi, yapay zekânın yalnızca analitik işler için değil, sosyal araştırmalar için de kullanılabileceğini göstermek amacıyla harekete geçti. BİLGİ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencisi Oğulcan Gök, geliştirdiği proje ile belirli bir dönemdeki baskın müzik türlerinin ve yaşanan önemli olayların şarkı sözlerine etkisini ortaya koydu

Oğulcan Gök, BİLGİ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yıldız ve İşletme Fakültesi Pazarlama Lisans Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Süerdem danışmanlığında yapay zekâ tabanlı bir algoritma geliştirdi. Bu algoritma yardımıyla 1950’den bu yana “Billboard Top 100” şarkıları incelendi. Şarkılarda kullanılan kelime ve deyimlerin uğradığı değişimler, insanların en çok nelerden etkilendiği, toplumdaki ruhsal durumların nasıl şekillendiği gibi konular derin öğrenme metoduyla gün yüzüne çıkarıldı.

“Kelimelerin algısı değişmiş”

Algoritmanın kelimeleri birer vektör haline getirip, anlam olarak birbirine yakın vektörlerin birbirine yakın, olmayanların ise birbirine uzak konumlaması üzerine kurulu olduğunu belirten Oğulcan Gök, projeyle ilgili şu ifadeleri kullandı; “Word2vec algoritması ile yaptığımız çalışmada gördük ki aynı kelimelerin taşıdığı anlam, toplumun o dönemdeki sosyokültürel duruşuna göre değişebiliyor. Yaşanan gelişmeler ve travmalar, kelimelerin toplumsal algısını ve kullanılış biçimini kökünden değiştiriyor. 70’lerde ‘gay’ kelimesi ‘neşeli insanlar’ olarak görülürken 80’lerde tablo değişmiş. 80’lerde kötü bir anlam taşıyan ‘uyuşturucu’ kelimesi, 90’ların gelip çatmasıyla birlikte ‘gülümseme’ algısı yaratmaya başlamış.”

Yapay zekâ çığır açıyor

Projenin mentorluğunu üstlenen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Yıldız ise yapay zekâ ve derin öğrenme gibi teknolojik gelişmelerin hayatın her alanında insanlara yardımcı olduğunu belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Yıldız; “Biz de tüm bu çalışmaların sosyolojik olarak nasıl değerlendirilebileceğini, toplumsal davranışları nasıl tespit ve kategorize edebileceğini görmek istedik.yürüttüğümüz projede topladığımız şarkı sözleri üzerinden kelime öbeklerinin jenerasyonlar boyunca ne gibi anlam değişikliklerine uğradığını inceledik. Şarkılar bu noktada toplumsal eğilimleri yansıtma niteliğiyle bizim için önemli bir çalışma zemini oluşturdu. Yola çıkarken çalışma sınırımızı dönemin ruhunu en iyi yansıttığına inandığımız hit parçalarla sınırlandırdık. Önümüzdeki dönemde kitap, film ve hatta blog gibi toplumsal etkilerin daha iyi gözlemlenebileceği mecralara da odaklanmak istiyoruz” dedi.

Projeye destek veren BİLGİ İşletme Fakültesi Pazarlama Lisans Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Süerdem ise yapay zekânın algoritmaları okuma ve görülmeyecek örüntüleri fark etmede önemli bir yeri olduğunu belirtti. Prof. Dr. Süerdem; “Toplanan verilerin iyi incelenmesi gerekir. Derin öğrenme önümüzdeki dönemde çığır açmaya devam edecek. Önemli olan bu teknolojileri kolaycı bir şekilde kullanmaktan kaçınmak ve yanlış yargılarda bulunmamaktır” dedi.

“Patates Püresi Dansı”

Projeden yapılan çıkarımlara dair bir örnek veren Prof. Dr. Süerdem, “60’lı yılların şarkılarında geçen ‘potatoes’ kelimesinin, o dönemin şarkılarını diğer dönemlerden ayıran bir özellik olarak gördük. Yaptığımız araştırmada ‘Mashed Potato Dance’, yani patates püresi dansı akımının o yılların popüler kültüründe önemli bir yer tuttuğunu ve birçok şarkıya konu olduğunu gördük. Bu durum, algoritmanın neden o kelimeyi ön plana çıkardığını anlamamıza yardımcı oldu. Bu noktada neden dansa ‘Mashed potato’ adı verildiğini merak ettik. 1950’lerin sonunda laboratuvarda ‘Yukon Gold’ adı verilen, soyulması, kızartılması ve haşlanması kolay bir patates türü geliştirildi. Lisanslanan bu tür, diğer patates türlerinin yerini aldı. Kolaylık ve rahatlığından dolayı Amerikan hayat tarzını temsil eden bir sembol haline geldi. 60’lı yıllar sadece şarkılarda değil, tüm popüler kültürlerde ‘patates yılları’ olarak öne çıktı” dedi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hakkında:

1996 yılında Türkiye’de üniversite yaşamına yeni bir soluk getirmek amacıyla yola çıkan ve kurulduğu günden bu yana öğrencilerine uluslararası gelişim fırsatları sunan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı’nın Türkiye’deki tek üyesidir. Yaklaşık 1500 kişilik bir öğretim kadrosuna sahip olan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin 25.000’i aşkın öğrencisi ve 40.000’i aşkın mezunu bulunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler, Hukuk, İşletme, İletişim, Sağlık Bilimleri, Mimarlık ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri fakültelerinin yanı sıra yüksekokulları, meslek yüksekokulları ve enstitüleri çatısı altında 150’yi aşkın ön lisans, lisans ve doktora programı sunmaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin İstanbul’un merkezinde, santralistanbul, Dolapdere, Kuştepe ve Kozyatağı olmak üzere dört kampüsü bulunmaktadır. Yükseköğretim Derecelendirme Kuruluşu QS’in, 2019 yılı “Gelişmekte Olan Avrupa Ülkeleri ve Orta Asya Üniversiteleri Sıralaması”nda BİLGİ, en iyi 140 üniversite arasında yer almaktadır. İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında ayrıntılı bilgiye www.bilgi.edu.tradresinden ulaşılabilir.

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları businessworldglobal.com'a aittir, haberleri kopyalamayınız.